Avukat halil İbrahim Şentürk

En İyi Gaziantep Boşanma Avukatı

Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davalarında haklarınızı koruyan, süreci profesyonelce yöneten deneyimli avukatlık hizmeti. Boşanma, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat davalarında müvekkillerimize güvenilir ve sonuç odaklı hukuki destek sunuyoruz.

Boşanma Davası, Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?

Boşanma davalarının süresi, davadan davaya farklılık göstermektedir. Boşanma davalarında yargılanmanın süresi, davaların anlaşmalı veya çekişmeli olacağına göre değişmektedir. Boşanma sebebine göre de süre değişmektedir. Boşanmaya karar verildikten sonra çiftler bu sürecin bir an önce sonlandırılmasını talep etmektedir. Boşanma davalarının yorucu ve yıpratıcı olması, ne kadar süreceğine dair araştırmaları da beraberinde getirmektedir. Özellikle çocuk varsa, bu süreç daha büyük hassasiyet gerektirmektedir. Avukat Halil İbrahim Şentürk’ün danışmanlığında bu hassasiyeti koruyarak boşanma sürecini planlayabilirsiniz.

Özel ve Genel Boşanma Sebepleri

Boşanma nedenleri, özel ve genel boşanma nedenleri olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Genel boşanma sebebi en basit halinde ifade edildiğinde, evlilik birliğinin sarsılması olup yasalarda bu sebepler tek tek belirtilmemiştir. Özel boşanma sebepleri tek tek ifade edilmektedir.

Özel boşanma sebepleri genel olarak şöyle ele alınabilir:

  • Terk edilme
  • Akıl hastalığı
  • Zina
  • Cana kast etme
  • Onur kırıcı ve kötü davranış
  • Suç işleme ve haysiyetsiz bir yaşam sürme

Anlaşmalı boşanmanın geçerli olması, yasal prosedürlerin yerine getirilmesiyle mümkündür.

En Kısa Boşanma Süreci İçin Anlaşmalı Boşanma Davaları

Tarafların pek çok anlaşma protokolü düzenleyip dava açtıkları anlaşmalı boşanmalar, en kısa boşanma davaları olarak nitelendirilmektedir. Anlaşmalı boşanma davalarında çekişmeli vakaların ve tarafların baştan nafaka, velayet, mal paylaşımı gibi durumların olmaması, dava sürecinin kısa sürede sonlanmasını sağlamaktadır.

Anlaşmalı boşanma davasında, genelde 40 gün içinde bir tarihte duruşma günü belirlenmektedir. Anlaşmalı boşanma davaları genelde tek celsede sonuçlanmaktadır. İlk derece mahkemesi tarafından karar verildikten sonra tarafların da istinaf sürecine girmediği düşünüldüğünde ortalama 2-3 ay içinde bu davalar kesin sonuca varmaktadır. İyi bir boşanma protokolünün hazırlanması, hakim tarafından ertelenme kararının olmaması ve uzman bir avukattan destek alınması bu davaların 1-2 hafta içinde kesinleşmesi söz konusudur

Anlaşmalı Boşanma Davasının Hızlandırılması

Anlaşmalı boşanma davasının hızlandırılması anlaşma protokolünün, dava dilekçesinin, istinaftan feragat dilekçesinin usulüne uygun biçimde düzenlenmesiyle mümkündür. Bununla beraber duruşma gününün öne alınmasına dair talepte bulunulması da süreci hızlandıran faktörlerdendir.

Anlaşmalı boşanmada en önemli faktör, anlaşma protokolünün hazırlanması aşamasıdır. Bu protokol doğrultusunda eşler, boşanmanın süreçlerini ortak iradeleriyle belirlemektedir. Bu belirlemenin yasalara uygun şekilde ve usuli işlemlerin de doğru yapılması gereklidir.

Yasalara ve usullere uygun biçimde hazırlanmayan protokoller, mahkeme karşısında sorun çıkarmaktadır. Taraflar arasında hukuksal bilgi eksikliğinden kaynaklı belirsiz ve unutulan konulara değinildiğinde, duruşmada anlaşmazlık söz konusu olabilmektedir. Böyle durumlarda, anlaşmalı boşanma davasının çekişmeli boşanma davasına dönüşebileceği ve boşanma süresinin çok uzayarak eşleri hak kaybına uğratabileceği belirtilmelidir.

Anlaşmalı boşanma için usuli işlemler gerektiği gibi yapılmışsa ve taraf iradeleri uyuşmuşsa, davanın tek celsede sonuçlanması mümkündür. Sonrasında hükmün kesinleşmesi adına taraflara tebliğiyle başlayacak 2 haftalık istinaf süreci beklenecektir. Bu süreyi kısaltmak isteyen taraflar, istinaftan feragat dilekçesi hazırlamalıdır. Böylece mahkemenin verdiği kararı bir üst mahkemeye itiraz etmeyeceklerini taahhüt etmiş ve kararın kesinleşme süresini kısaltmış olabilmektedir.

Tek Celsede Boşanma

Tek celsede boşanma, bir günde boşanmak isteyen çiftlerin anlaşmalı boşanma davası açmasıyla gerçekleşmektedir. Anlaşmalı boşanmanın olmadığı diğer boşanma çeşitlerinin hepsinde, tarafların dilekçeler teatisi, ön inceleme aşaması, tahkikat aşaması, sözlü yargılama aşaması ve karar aşaması bulunmaktadır.

Bu aşamalarda taraflar, birbirlerinin iddialarına karşın kendi iddia ve savunmalarını hazırlamaktadır. Deliller sunularak toplanması istenen deliller mahkemeye bildirilmektedir. Mahkeme tarafından bu deliller ilgili yerlerden istenmektedir.

Çekişmeli boşanma davalarında tanıklar dinlenmektedir. Bütün tanıkların ayrı ayrı kimlik tespiti yapılarak yemin verdirilmektedir. Sonrasında şahit olduğu konularda bildiklerini anlatacaklardır. Gerek hakimin gerekse tarafların soruları şahitlere yöneltilerek bu sorulara şahitlerin cevap vermesi talep edilecektir.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Gerekçe Gösterme Zorunluluğu

Anlaşmalı boşanma davasında gerekçe gösterme zorunluluğu bulunmamaktadır. 1 yıl evli kaldıktan sonra hem kadın hem erkek boşanmak istediklerini belirttiklerinde, hakimin boşanma kararını verme zorunluluğu bulunmaktadır. İki tarafın da anlaşmalı boşanma davasında aile içinde yaşanan olaylar dava dilekçesinde geçirilmeden, gerginlik ve stres yaşanmadan boşanma süreci tamamlanabilmektedir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma için gerekçe bildirmeye gerek olmamaktadır. Tamamen gerekçesiz olarak işlem yapılabilmektedir.

Anlaşmalı boşanma kararı alındıktan sonra, başka konular için uzlaşma gereklidir. Uzlaşılan konular için bir protokol hazırlayıp imzalanması gereklidir. Anlaşmalı boşanma esnasında ilk olarak boşanma kararı verildiğine dair irade bulunması gereklidir. Uzlaştıkları konu için de tarafların ev eşyalarını paylaştığına ve sorun olmadığına yönelik imzada bulunulması gerekir.

Bir ev eşyası konusunda bile anlaşmazlık söz konusuysa dava anlaşmalı boşanmadan çıkmaktadır. Ayrıca tarafların birbirinden nafaka talebi olup olmadığına bakılması ve varsa velayet konusunda da anlaşılması gereklidir. Taraflardan biri mahkemeye gelmediğinde ya da anlaştığı konulardan birinden vazgeçtiğinde çekişmeli davaya dönüşmektedir.

Anlaşmalı Boşanmanın Hukuksal Dayanağı

Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesince anlaşmalı boşanmanın hukuksal dayanağı belirlenmiştir. Bu madde kapsamında, evlilik en az 1 yıl sürmüşse eşlerin mahkemeye beraber başvurması ya da bir eşin açtığı davayı diğer eşin kabulü halinde hakim tarafları bizzat dinlemektedir. Bu doğrultuda iradelerinin serbestçe açıklandığına ikna olunduktan sonra evlilik birliğinin sona ermesine karar verilmektedir.

Anlaşmalı boşanmanın temel şartları şöyle ele alınabilir:

  • Evlilik birliğinin 1 yıl sürmüş olması zorunluluğu bulunmaktadır. Evlilikte 1 yıl dolmadıysa anlaşmalı boşanma davası açılamaz.
  • Boşanma konusunda tarafların tamamen uzlaşmış olması gerekmektedir. Taraflardan birinin tereddüt etmesi ya da duruşmada beyan değişikliği, anlaşmalı boşanma ihtimalini tamamen ortadan kaldırabilmektedir.
  • Tarafların beraber başvurması ya da bir tarafın açtığı davayı diğerinin kabul etmesi gereklidir. Tek taraflı ya da karşı tarafın onayı olmadan anlaşmalı boşanma gerçekleşmemektedir.
  • Taraflar, hakim tarafından bizzat dinlenmektedir. Tarafların iradesinin hata ya da baskı olmaksızın serbestçe açıklandığına ikna olması zorunludur.

Anlaşmalı boşanma şartları sağlandığında, bu davalar klasik çekişmeli boşanma davalarına nazaran çok daha kısa zamanda sonuçlanmaktadır. Bu sürenin aynı zamanda mahkeme yoğunluğuna ve uygulamaya bağlı olduğunu belirtmek gerekir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Süreci

Anlaşmalı boşanma davası süreci, eşlerin beraber dilekçe vermesi ya da bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi yöntemiyle başlatılabilmektedir.

Uygulama esnasında çoğu kez avukat aracılığıyla bir dilekçe hazırlanmaktadır. Bu dilekçe her iki eş adına sunulmaktadır. Böylece davanın tek dosya üzerinden daha hızlı ilerlemesi mümkündür.

Anlaşmalı boşanma davası başvuru süreci şu adımlardan oluşmaktadır:

  • Boşanma protokolü hazırlanması: Protokol taraflarca ıslak imzayla onaylanmaktadır.
  • Dava dilekçesi hazırlama: Resmi mahkeme formatına uygun olarak dilekçe yazılmaktadır.
  • Aile Mahkemesi’ne başvuru: Çiftlerin bulunduğu yerleşim yerlerindeki veya son 6 ayda beraber oturulan yerdeki Aile Mahkemesi yetkilidir.
  • Gider avansı ve harç yatırma: Şehir ve mahkemelerin yoğunluğuna göre farklılık gösteren ücretler yatırılmaktadır.
  • Dava açma ve esas numarası alma: Bu aşamada sistem tarafından otomatik olarak duruşma günü belirlenmektedir.

Davadan açıldıktan sonra süreç, artık mahkemenin duruşma takvimine bağlı olarak ilerlemektedir. Sonraki bölümdeyse duruşma süreci ve hakimin inceleme kriterleri ele alınmaktadır.

Anlaşmalı Boşanma İlk Duruşma

Anlaşmalı boşanmada ilk duruşma, genelde tarafların boşanma protokolünü mahkemeye sunması ve mahkemenin protokolü incelemesi adına bir değerlendirme yapması için düzenlenmektedir. İlk duruşmada protokol incelenmektedir. Mahkeme tarafından tarafların sunduğu protokol incelenerek hukuka uygunluk ve tarafların haklarının korunması değerlendirilmektedir. Mahkeme tarafından protokolde herhangi bir eksik ya da hukuksal sorun tespit edilirse taraflara düzeltme yapma ya da ek belge sunma süresi verilebilmektedir. Taraflara söz verilmekte ve taraflar ilk duruşmada dinlenmektedir.

Anlaşmalı Boşanmalarda Mahkeme Aşaması

Anlaşmalı boşanmalarda mahkeme aşaması, çekişmeli davalara nazaran çok daha sade ve kısa bir şekilde yürütülmektedir. Hakimin bazı konuları bizzat tarafların ağzından dinleme zorunluluğundan dolayı duruşma gününde fiziksel olarak hazır olması şarttır. Vekaletnameyle avukat aracılığıyla duruşmaya katılım sağlamak tek başına yeterli olmamaktadır. Avukat süreci yönetse de hakim, tarafların iradesini doğrudan her birinden bizzat duymak zorundadır.

Duruşma sürecinin genel olarak ilerlemesi şöyledir:

  • Hakimin tarafları sırayla dinlemesi: Hakim tarafından çiftlere “Boşanmak istiyor musunuz?”, “Protokolü kendi iradenizle mi imzaladınız?” gibi temel sorular yöneltilmektedir.
  • Çocuk varsa, velayet ya da kişisel ilişki düzenine yönelik tarafların iradesi özellikle teyit edilmektedir.
  • Hakim sadece tarafların sözünü dinlemekle yetinmemekte ve protokolü çocuk yararı ve kamu düzeni açısından da incelemektedir.
  • Protokolde hukuksal açıdan eksik görülmezse hakim genelde aynı duruşmada boşanma kararını açıklamaktadır.

Bu süreç genelde 10-15 dakika aralığında tamamlanmakta olup tarafların net ve kararlı beyanlarla ifade vermesi, sürecin daha hızlı ilerlemesine oldukça büyük katkı sağlamaktadır. Herhangi bir şüphe ya da çelişki tespit edildiğinde davayı aynı gün sonlandırmak yerine ek süre verilebilmekte veya protokolün revize edilmesi istenebilmektedir.

Anlaşmalı Boşanmada Protokol Hazırlığı

Anlaşmalı boşanma (TMK m. 166/III), Türk Medeni Hukuku’nun en insani ve en pragmatik düzenlemelerinden biridir. Eşlerin özgür iradelerine saygı duyularak evlilik birliğinin medeni bir uzlaşıyla sonlandırılması amaçlanmaktadır. Bu sürecin sorunsuz ve hızlı ilerlemesi, büyük oranda Anlaşmalı Boşanma Protokolü’nün hukuksal titizlikle hazırlanmasına bağlıdır. Sonradan doğacak çekişmelerin önüne böyle geçilmektedir.

Protokoldeki her bir mali ve çocuklarla alakalı düzenleme, tarafların gelecekteki hukuksal durumunu belirlediğinden bu süreç protokoldeki hukuki risklerin de ortadan kaldırılmasıyla ilintilidir.

Protokolün imzalanması ve boşanma kararının kesinleşmesi, taraflar arasındaki bütün anlaşmazlıkların bittiği anlamına gelmemektedir. Anlaşmanın ihlali durumunda hukuksal yollara başvurulmaktadır.

Anlaşmalı boşanma protokolünün ihlali şu nedenlerle olabilmektedir:

  • Nafaka ödenmemesi: İcra takibi başlatılır ya da nafaka yükümlülüğünü ihlal eden eş hakkında hapis talebiyle İcra Ceza Mahkemesi’ne başvurulabilmektedir.
  • Çocukla kişisel ilişkinin engellenmesi: Velayeti elinde bulunduran eş, diğer eşle çocuk arasında kurulan kişisel ilişkiyi engellerse bu durum velayetin değiştirilmesi davasına konu olabilmektedir.
  • İrade aksaklıkları: Protokolün imzalanmasında hata, tehdit ya da hile gibi iradeyi sakatlayan bir durum varsa boşanma kararının kesinleşmesinden sonra bile anlaşmanın iptali için dava açılabilmektedir.

Protokol, bir aile hukuk sözleşmesi niteliğindedir. Hakim, bu sözleşmeyi yalnızca tarafların menfaatleri açısından değil özellikle çocukların menfaatleri açısından derinlemesine incelemektedir.

Anlaşmalı Boşanmanın Sonuçlanma Süresi

Güncel uygulamaya göre Türkiye’deki anlaşmalı boşanma davaları, davanın seyrine göre sonuçlanmaktadır. Anlaşmalı boşanmanın sonuçlanma süresi tek bir sayı ile sınırlandırılmamaktadır. Bu süreyi etkileyen temel aşamalar vardır. Duruşma tarihinin verilme ve kararın kesinleşme süreci, anlaşmalı boşanma davalarının sonuçlanma süresini doğrudan etkilemektedir.

Anlaşmalı boşanma davalarının sonuçlanması şu adımlarla gerçekleşmektedir:

  • Duruşma günü tarihi verilmesi: Ankara, İstanbul gibi büyükşehirlerde 2-6 hafta; daha az yoğunluğa sahip şehirlerde 7-15 gün içinde duruşma günü verilmektedir.
  • Duruşma günü açıklanması: Protokol uygunsa ve taraflar hazırsa kararın açıklanması çoğu kez aynı duruşmada gerçekleşmektedir.
  • Kesin kararın verilmesi: Tarafların muvafakat beyanıyla kesinleşme süreci hızlandırılmakta ve ortalama 7-15 gün içinde gerçekleşmektedir.

Genel itibariyle değerlendirme yapıldığında, boşanma davaları anlaşmalı olduğunda 2-6 hafta arasında tamamen kesin sonuca ulaşmaktadır. Bazı mahkemeler tarafından duruşma günü çok daha ileri tarihe verilebileceğinden bu sürenin uzayabilmesi mümkündür.

Anlaşmalı Boşanma Sürecinin Hızlandırılması

Evrakların eksiksiz hazırlanması ve protokolün en baştan doğru oluşturulmasıyla anlaşmalı boşanma sürecinin hızlandırılması mümkündür. Eksik ya da hatalı evraklar sebebiyle mahkemede ek süre verilmesi gibi durumların yaşanmaması gibi durumların önüne geçebilmek için her belgenin eksiksiz olduğundan emin olmak gerekir.

Boşanma avukatı desteğinin olması, sürecin daha hızlı ilerlemesine katkı sağlamaktadır. Boşanma davalarında uzman bir avukat, hukuksal prosedürlerin eksiksiz yerine getirilmesinde etkin rol oynamaktadır. Böylece sürecin gereksiz gecikmelere uğraması engellenmektedir. Avukat protokolü en doğru biçimde hazırlayarak ve mahkeme sürecini takip ederek hataları en az düzeye indirgemektedir.

Duruşma günü için dilekçeyle talepte bulunmak, süreci hızlandırmak adına önemli bir adım denebilir. Mahkeme yoğunluğuna göre bazı davalar ileri tarihlere ertelenebilmektedir. Bununla birlikte taraflar, duruşma gününün öne alınması için mahkemeye yazılı talepte bulunabilmektedir. Mahkeme takviminin uygunluğuna göre dilekçe değerlendirilip daha erken bir tarihe duruşma ertelenebilmektedir. Anlaşmalı boşanma davaları, çoğu kez tek celsede sonuçlansa bile bazı durumlar söz konusu olduğunda hakim ek inceleme isteyebilmektedir. Ayrıca mahkemece evrak sebebiyle yeni bir celse oluşturulabilmektedir.

Avukatsız Anlaşmalı Boşanma

Avukat yardımı olmaksızın anlaşma boşanma davası sürecinin gerçekleştirilmesi durumunda oldukça büyük hak kayıpları meydana gelmektedir. Anlaşmalı boşanma davaları genelde basit bir süreç olarak görülse de her açıdan zorlayıcıdır. Özellikle boşanmak üzere olan tarafların gelir durumu ve servetlerinin ortalamanın üzerinde olması durumunda milyonlarca liralık hak kayıpları, anlaşmalı boşanma protokolünde bulunan hatalı hükümler nedeniyle karşısına çıkabilmektedir. Bu açıdan bakıldığında avukat yardımı olmadan boşanma sürecinin gerçekleştirilmesi önerilmemektedir.

 Boşanma davası için avukatla çalışma zorunluluğu yoktur. Bu yöntem genel olarak anlaşmalı boşanma davalarında tercih edilmektedir. Bu genelde boşanma davasının maliyetinin düşmesi adına tercih edilmektedir. Çekişmeli boşanma davalarındaysa avukatsız dava açmak oldukça risklidir. Tarafların boşanma sürecini avukatsız ilerletmek istemeleri durumunda protokolde bulunması gereken hususların asgari düzeyde yer alıyor olmasına özen gösterilmelidir.

Avukatsız anlaşmalı boşanma tercihi, eşlerin tüm boşanma şatlarında uzlaşması durumunda gerçekleşmektedir. Bu tür boşanma, sürecin daha hızlı ve sorunsuz geçmesini sağlamaktadır.

Anlaşmalı boşanma için şu koşulların sağlanmış olması zorunludur:

  • Eşlerin en az 1 yıl evli olması
  • Velayet ve nafaka gibi konularda tarafların anlaşmış olması
  • Anlaşmalı boşanma için gerekli belgelerin toplanarak eşlerin yaşadığı yerdeki aile mahkemelerine gitmesi
  • Dava açmak için ön büroya gidilmesi

Dava süreci boyunca karşılaşılabilecek usuli işlemler, tebligat süreci, kanıt toplama ve dilekçe hazırlama gibi hukuksal konular, teknik bilgi gerektirmektedir. Avukatsız dava sürecine giren taraflar, hukuksal yanlışlar, sürenin kaçırılması, usulen hatalar nedeniyle davanın uzaması ya da reddedilmesi gibi ciddi problemlerle karşılaşılabilmektedir. Avukatsız boşanma davası açmak bir hak olsa dahi bilinçli karar verilmesi gereken önemli bir konudur.

Anlaşmalı Boşanmanın Çekişmeliye Dönmesi

Anlaşmalı boşanmanın çekişmeliye dönmesi, oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Anlaşmalı boşanma davaları karar kesinleşinceye kadar çekişmeli boşanma davalarına dönebilecek potansiyele sahiptir. Gerek boşanmanın mali sonuçları gerekse çocukların durumu konusunda kabul edilen düzenlemeleri içeren irade beyanından dönülmesini engelleyici kanuni bir hüküm bulunmamaktadır.

Konuyla alakalı Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 18/03/2020 tarihli ve 2020/1406 E. 2020/2287 sayılı kararında; “anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının “çekişmeli boşanma (TMK m. 166/1-2)” olarak görülmesi gerekir. “ ifadesi bulunmaktadır.

Şu durumlar söz konusu olduğunda, anlaşmalı boşanma davaları çekişmeli boşanma davalarına dönüşebilmektedir:

  • Taraflardan birinin boşanmak istemediğine dair bildirisi
  • Boşanma şartlarının ve protokolün kabul edilmemesi
  • Protokolde olmayan bir talep
  • Davalının duruşmaya iştirak etmemesi
  • Mahkeme kararına itiraz

Mahkemenin verdiği kararla birlikte tarafların anlaşmalı boşanması onaylanırsa, taraflardan birinin mahkeme kararına itiraz edilmesi halinde, anlaşmalı boşanma çekişmeli dava olarak görülecektir. Anlaşmalı boşanmadan cayılması için taraflardan birinin caydığını beyan eden bir dilekçe mahkemeye sunulabilmektedir.

Taraflardan her biri anlaşmalı boşanma duruşmasında veya anlaşmalı boşanma davasında gerekçeli kararın yazılması ve sonrasında taraflara tebliği edilerek istinaf başvuru süresinin sonuna kadar anlaşmalı boşanmadan cayma hakkı vardır.

Anlaşmalı boşanma davalarının geri çekilmesi davadan vazgeçme anlamına gelmektedir. Davanın açılmasının ardından duruşma tarihine kadar sunulacak bir dilekçe veya duruşmada hakime sözlü şekilde anlaşmalı boşanma davasından geri çekinildiği beyan edilebilmektedir.

Boşanma Davasının Geri Çekilme Süresi

Boşanma davasının geri çekilme süresi, 6100 Sayılı HMK’nin 123. maddesi kapsamında, “Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir.” ifadesiyle yer almaktadır. Hukuki olarak davanın geri çekilmesi için belli bir süre öngörülmüştür. Bu süre dışında davanın geri alınmasına yönelik bir talepte bulunulamaz. Kanunen öngörülen süre sınırı, hükmün kesinleşme anıdır. Bu doğrultuda boşanma davasında boşanma hükmünün kesinleşmesine kadar davanın geri alınması mümkündür.

Boşanma davasında boşanma hükmünün kesinleşmesi, istinafa gidilmediği takdirde başvuru süresinin bitimine kadardır. Bununla birlikte istinafa başvurulmuşsa, istinaf mahkemesinin karar vermesine karşın tarafların karara itiraz etmemesi durumunda bu karar da kesinleşecektir. İtiraz edilecek mercii de Yargıtay’dır. Bu yönde Yargıtay’ın verdiği karar onama halinde kesinleşecektir. Bu tarihlerden sonra da davanın geri çekilmesi mümkün olmayacaktır.

Süre sınırı çerçevesinde HMK’nin aradığı diğer koşul davalının açık rızasının alınmasıdır. Süre sınırına uygunluk ve davalının da rızası olması halinde mahkeme “karar verilmesine yer olmadığı” kararını vermektedir. Bu kararın sonucunda, taraflar isterse harcını tekrar yatırma koşuluyla boşanma davasını yeniden açabilme hakkına sahiptir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Devam Ederken Eşlerden Birinin Ölümü

Anlaşmalı boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölümü durumunda, mahkeme tarafından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmektedir. Anlaşmalı boşanma davalarında mirasçıların, davaya devam ederek sağ kalan eşin kusurunu kanıtlaması söz konusu değildir. Konuyla alakalı Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 18/03/2019 tarih ve 2018/7133 E. 2019/2956 sayılı kararında; “Türk Medeni Kanunu’nun 181/2. maddesine göre, “Boşanma davası devam ederken, ölen eşin yasal mirasçısı olmaz. Ayrıca boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybeder.”

Ölen eşin mirasçılarının, Türk Medeni Kanunu’nun 181/2. maddesinde düzenlenen haklarını kullanabilmeleri için en önemli şart, murisin sağlığında açılmış ve ölümünden sonra da devam eden bir boşanma davasının bulunmasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 181/2. maddesine göre, ölen eşin mirasçılarının hak ve yetkileri, murislerinin sağlığında davacı veya davalı sıfatıyla kendilerine tanınan hak ve yetkilerle sınırlandırılmıştır.

Dava, anlaşmalı boşanma davası (TMK m. 166/3) olarak açılmış olup çekişmeli boşanma davası bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 181. maddesi ile mirasçılara tanınan davayı devam ettirme hakkı için devam ettirilen davada sağ kalan eşin kusurunun ispatlanması zorunluluktur. Bu ise ancak “Sağ kalan eşin kusurunun ispatlanma olanağı bulunan” davalarda gerçekleştirilebilir. Bu tür boşanma davaları söz konusu olduğunda ölen eşin kusurunu eş bile tartışamaz ve tartışmaya açamaz. Bu durumda ölenin mirasçılarının bunu kabul etmesi dahi kabul edilmemektedir.

Anlaşmalı Boşanmanın Maddi Sonuçları

Anlaşmalı boşanmanın maddi sonuçları, protokolün önemli bir kısmıdır. Bu kısım nafakalar ve tazminatlar gibi kritik konuları içermektedir.

Nafaka (iştirak ve yoksulluk nafakası) olarak boşanma sonrasında ödenekler yasalarla belirlenmiştir. İştirak nafakası(Çocuk Nafakası) anlaşmasıyla ortak çocukların eğitim, sağlık ve bakım giderlerine yönelik velayeti almayan eşin tüm bunlara katkısı sağlanmaktadır. Bu nafaka kamu düzeniyle yakından ilgilidir. Bu doğrultuda tarafların belirlediği miktarın hakim tarafından çocuğun menfaatine göre artırılması ve azaltılması mümkündür. Protokolde iştirak nafakası hiç kararlaştırılmamışsa dahi, velayet sahibi eş sonradan dava açarak nafaka talep etme hakkına sahiptir.

Anlaşmalı Boşanmada Nafaka Çeşitleri

Anlaşmalı boşanma davasında nafaka, Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmiş şartların varlığı halinde, mahkeme kararıyla bir eşin diğerine ya da yardıma muhtaç bir yakınına ödemekle yükümlü olduğu ödenek olarak belirlenmiştir.

Boşanma davalarında nafaka çeşitleri şu şekildedir:

  • Tedbir nafakası
  • Yoksulluk nafakası
  • İştirak nafakası

Tedbir nafakası, çekişmeli boşanma davası devam ettiği sürece, hükme bağlanan bir nafaka olmasından ötürü anlaşmalı boşanma davası yoluyla sonlandırılmış çekişmeli boşanma davalarındaysa davanın başlangıç tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilme hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle tarafların öncelikle anlaşmalı boşanma davası yoluyla boşanmayı tercih etmesi durumunda nafaka konusuna yönelik ağırlıklı olarak iştirak nafakası ya da yoksulluk nafakası şeklinde bir ayrım yapılabilmektedir.

Bununla beraber anlaşmalı boşanma protokolünde iştirak nafakasına yönelik hiçbir konu düzenlenmemişse ve hatta iştirak nafakasından feragat bile edilmiş olsa da yoksulluk nafakasının aksine daha sonra iştirak nafakası için dava açılabilmektedir. Bu da aynı şekilde kamu düzenine yönelik bir durum teşkil etmektedir.

Anlaşmalı Boşanmada Çocuk İçin Nafaka

Velayet konusu, boşanmanın olması ve hükmün kesinleşmesi sonunda ortak çocuğun eğitimi, bakımı, gözetimi, barınması ihtiyaçlarından kimin sorumlu olacağı ve böyle hususlara ilişkin kararların hangi eş tarafından alınacağı gibi konularla alakalıdır.

Türk Medeni Kanunu’nda kural olarak ortak velayet söz konusu değildir. Yasal olarak da mümkün olduğu tartışmalıdır. Anlaşmalı boşanma protokolüne yazılsa bile bir kısım aile mahkemesi hakimlerince kabul edilmemektedir. Günümüzde aile mahkemelerinin çok büyük bir kısmı, taraflar üzerinde düzenlenmiş olan anlaşmalı boşanma protokolünde müşterek velayet düzenlemesine yer verildiyse bu konuyu tarafların arasındaki anlaşma iradesini ortadan kaldırma riskini göze almamak için kabul etmektedir.

Çocukla bireysel ilişki kurma, velayetin kendisine bırakılmamış olan tarafın ortak çocukla görüşmesine yönelik hüküm kurulabilmektedir. Ortak çocukla olan bireysel ilişki sadece ebeveynler için değil, çocuğun üstün yararı açısından da önemlidir. Bu durum kamu düzenine ilişkindir. Çocukların, anne ve babalarıyla zaman geçirme konusuna ilişkin menfaati bulunmaktadır. Aksi halde ebeveyne yabancılaşma durumu da dahil olmak üzere pek çok farklı psikolojik hastalık söz konusu olabilmektedir.

Anlaşmalı Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat

Maddi ve manevi tazminat, boşanma davalarında kusuru ağır olan tarafın, diğer eşe ödeyeceği meblağı ifade etmektedir. Çekişmeli boşanma davalarında, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi adına talepte bulunan tarafın, karşı tarafın kusurlu davranışlarını ispat etmiş olma şartı vardır.

Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi kapsamında “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”

Anlaşmalı boşanma davasında da tarafların kendi aralarında uzlaşması ve tazminat konusunun protokolde düzenlenmiş olması koşuluyla, çekişmeli boşanma davasındaki gibi tarafların maddi ve manevi tazminata hükmedebilmesi açısından tarafların kusur durumunun tespiti gerekli değildir. Taraflar arasında maddi ve manevi tazminat ödenmesiyle söz konusu tazminatın miktarı açısından anlaşma bulunması yeterli olmaktadır.

Anlaşmalı boşanma davasında talep edilmemiş maddi ve manevi tazminata karşı daha sonra “boşanma nedeniyle tazminat davası” açılabileceği düşünüşe dahi, anlaşmalı boşanma davasında kusur tespiti yapılamadığından bu talebin reddi gerekir. Boşanmada maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi için kusur koşulu bulunmamaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Mal Paylaşımı

Anlaşmalı boşanma davasında mal paylaşımı olurken, taraflar tam bir uzlaşma halinde olmalıdır. Bununla birlikte mal paylaşımı konusunda karara varılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Anlaşmalı boşanma davasından sonra, dileyen eş mal paylaşımı davası açarak çiftler arasındaki mal rejiminin tasfiyesini isteme hakkına sahiptir. Anlaşmalı boşanma davasında mal paylaşımı olması halinde eşler, açıkça mal paylaşımından kaynaklanan alacaklarından feragat etmiş olmamaktadır. Sonradan da 10 yıllık zamanaşımı süresi çerçevesinde mal paylaşımı davası açabilmektedir.

Feragat edileceği takdirde, anlaşmalı boşanma protokolünde “tarafların karşılıklı mal paylaşımı alacakları yoktur.” şeklindeki genel ifadeler, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları kapsamında paylaşımın yapılmış olduğuna dair hüküm bulunmamaktadır. Bu açıdan düşünüldüğünde, sonradan çok büyük hak kayıpları yaşanabilmektedir. Bir yandan da anlaşma esnasındaki amacı bazı mallardan feragat etmekte olan pek çok kimse daha sonra mal paylaşımı davası açarak bu hakkını talep edebilmektedir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımına yönelik devir, ödeme, ödem taksitlendirilmesi, ödemelerin vadeye bölünmesi, mal rejimine dahil olan malların satılması, satış bedelinin eşler arasında paylaşımı ve diğer eşin payından hesaplanması gibi hükümler düzenlenebilmektedir.

Anlaşmalı Boşanmada Eşya Paylaşımı

Anlaşmalı boşanma davalarında sunulmuş olan protokolde eşyaların paylaşılması gereklidir. Taraflar eşyaları paylaştıklarına veya ne şekilde paylaşacaklarına dair konuysa, protokolde esasa ve usule uygun olarak düzenleme yapılmaktadır. Boşanma davalarında ev eşyalarının paylaşılması aynen paylaşım ya da nakit paylaşımı şeklinde gerçekleştirilebilmektedir. Bu yönde de tarafların sözleşme iradesi ön planda tutulmaktadır.

Düğünde takılan para, ziynet eşyası, bilezik, altın vb. takılar ve verilen hediyeleri ifade amacıyla kullanılmaktadır. Yargıtay’ın 2024 öncesi yerleşik içtihatları uyarınca, birkaç istisnai durumun varlığı ve bu istisnai durumların ispatının sağlanması hali haricinde, ziynet eşyalarının tümünün kural olarak niteliği gereğince ait oldukları kabul edilmekteydi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.04.2024 tarihli, 2023/5704 E., 2024/2402 K. sayılı ilke kararıyla bu içtihattan dönüldüğü belirtilmiştir.

Yeni içtihat çerçevesinde düğünde takılan takılardan kadına ya da erkeğe özgü olanlar dışında, kadın ve erkeğin ortak malı olacağı yönünde ifade bulunmaktadır. Bununla beraber anlaşmalı boşanmada taraflar ziynet eşyaları üzerinde serbestçe karar verme hakkına sahiptir. Boşanma protokolü hazırlanırken kadın, eş tarafından ziynet eşyalarına yönelik tarafların sözleşme özgürlüğü çerçevesinde hareket ettiğinin kabul edilmesi gerekmektedir. Bu iradeleri uyarınca hüküm kurulmaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Dilekçe Örneği

Anlaşmalı boşanma dilekçesi, eşlerden birinin veya her iki eşin boşanma sürecini başlatmak için mahkemeye sunduğu resmi belgedir. Mahkemeye sunulan anlaşmalı boşanma dilekçesiyle boşanma süreci başlatılmış olmaktadır.

Dilekçenin hazırlanma sürecinde, öncelikle görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. Görevli ve yetkili mahkeme dilekçede belirtildikten sonra tarafların isimlerine, kimlik numaralarına, adreslerine ve varsa avukatlarının bilgisine tam olarak yer verilmelidir. Bu bilgiler dava dilekçesinde bulunması zorunlu olan bilgilerdir.

Taraflara bilgilerin yazılması süreci tamamlandıktan sonra, anlaşmalı boşanmanın karşılıklı şekilde kabul edildiği belirtilmektedir. Bununla birlikte anlaşılan şartlar da ortaya konmaktadır. Dilekçede eşlerin kusur durumuna yönelik açıklama yapma zorunluluğu yoktur. Tarafların yalnızca anlaşamadıklarını belirtmesi yeterlidir. Velayet, mal paylaşımı, nafaka gibi üzerinde önceden anlaşılan konuları, boşanma dilekçesinin ekinde sunulacak anlaşmalı boşanma protokolüyle bildirmektedir.

Boşanma dilekçesi şu şekilde yazılabilir:

“Tarafların TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmesi talebidir.”

1.Mahkeme ve taraf bilgisi

İstanbul Anadolu 3. Aile Mahkemesi

Davacı ve davalı isimleri: B. E ve C. E

İSTANBUL ANADOLU 3. AİLE MAHKEMESİ’NE

DAVACI: B. E (T.C. NO:….)

DAVALI: C. E (T.C. NO:….)

“Taraflar, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ve ortak hayatı sürdürmenin mümkün olmadığını belirtmişlerdir. İşbu dilekçe ekinde sunulan boşanma protokolü, taraflarca okunup imzalanmıştır.”

Hukuksal sebepler: TMK 166/1-3 ve ilgili mevzuat

Kanıtlar: Evlilik cüzdanı, nüfus kayıt örneği, imzalı protokol örneği

“Yukarıda arz edilen sebeplerle, tarafların TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı şekilde boşanmalarına ve protokol hükümlerinin aynen hükme geçirilmesine karar verilmesini talep ederiz.”

Dilekçeye eklenen boşanma protokolü, boşanmanın en kritik bölümüdür. Protokol şu öğeleri mutlaka içermelidir:

  • Çocukla ilişki ve velayet: Velayetin kimde olacağı ve kişisel ilişki zamanları
  • Nafaka: Çocuk ve gerektiğinde eş için nafaka miktarı
  • Mal paylaşımı: Evlilikteki malların paylaşım biçimi
  • Tazminat: Maddi ve manevi tazminattan feragat etme
  • Kadının soyadı kullanımı: Boşandıktan sonra kadının soyadının kullanılması
  • Yargılama giderleri ve vekalet ücreti: Tarafların yükümlülüklerinden biri
  • Hakimin verdiği kararın kabulü taahhüdü: Tarafların duruşmada iradelerini beyan edeceğinin garantisi

Protokol maddeleri açık ve net bir şekilde herhangi bir şüpheye mahal vermeyecek şekilde yazılıp imzalanmalıdır.

Anlaşmalı Boşanmanın Psikolojik Yönünde Uzman Desteğinin Etkisi

Anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanmaya nazaran bazı psikolojik etkileri hafifletse bile yine de bir bitiş ve önemli bir hayat değişikliği olduğu için kendine has etkileri vardır.

Anlaşmalı boşanmanın psikolojik süreç üzerindeki etkileri ve getirdiği avantajlar ve dezavantajlar şöyledir:

  • Daha az çatışma: Çekişmeli davanın uzun süren, yıpratıcı mahkeme süreçleri, mali savaşlar ve hakaretler ortadan kalkmaktadır. Bu her iki tarafın travma ve stres seviyesini büyük ölçüde düşürmektedir.
  • Kontrol hissi: Tarafların süreci kendilerinin yönetmesi, onlara kontrol hissi vermektedir. Bu durum, çaresizlik duygusunu azaltmaktadır.
  • İyileşmeye erken başlama: Anlaşma sayesinde hukuksal süreç hızlandığından kişiler duygusal iyileşme ve yeni hayat kurma aşamasına daha erken geçebilmektedir.
  • Ebeveyn iş birliği: Anlaşmalı boşanmanın en önemli psikolojik yararı, ebeveynlerin genelde boşanma sonrası da daha iş birlikçi ve saygılı bir ilişki sürdürme potansiyeli vardır.
  • Güven ortamı: Çatışmanın daha az olması, çocukların kendilerini daha güvende hissetmesini ve ebeveynlerine olan bağlılıklarını sürdürmelerini daha kolay hale getirmektedir. Böylece boşanmaya uyum süreci genelde daha sağlıklı ilerlemektedir.

Anlaşarak boşanma kararı alan çiftlerde genel olarak ayrılık kararının doğru olup olmadığı şüphesi uyanabilmektedir. Karmaşık duygular ve şüpheler, yıpratıcı ve zorlayıcı olabilmektedir. Bu nedenle Avukat Halil İbrahim Şentürk’ün danışmanlığı, psikolojik açıdan da kendinizi daha iyi hissetmenizi ve doğru yönlendirme olduğu için emin adımlarla boşanma sürecini sonuçlandırmanızı sağlamaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanmalarda nafaka ödemesi her zaman zorunlu mudur?

Nafaka, çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak adına çocuğun velayeti olmayan ebeveynden talep edilebilmektedir. Ayrıca maddi açıdan yeterli olmayan eş için yoksulluk nafakası da düzenlenebilmektedir.

Anlaşmalı boşanma sonrasında kadın, soyadını değiştirmek zorunda mı?

Anlaşmalı boşanma sonrasında kadının soyadını değiştirme zorunluluğu bulunmamaktadır. Boşanan kadın isterse evlilik öncesi soyadını alabilmektedir. İsterse eski eşinin soyadını kullanmaya devam edebilmektedir. Bu da protokolde açıkça belirtilmelidir.

Anlaşmalı boşanma dilekçesinin mahkemede reddedilmesi durumu olabilir mi?

Mahkeme tarafların iradesinin özgür olmadığı ya da protokolün hukuka aykırı olduğu tespit edilirse dilekçenin reddedilmesi veya revize edilmesi istenebilmektedir.

Anlaşmalı boşanma davasında çocukla ilgili kararlar değiştirilebilir mi?

Çocukların üstün yararı gözetilerek velayet ve bireysel ilişki düzenlemeleri mahkeme kararıyla değiştirilebilmektedir. Tarafların anlaşması durumunda, protokol geçerliliğini korumaktadır.

Anlaşmalı boşanma sonrasında taraflar tekrar evlenebilir mi?

Mahkeme kararı kesinleştikten sonra taraflar resmen boşanmış olmaktadır. Bu durumda istedikleri kişiyle tekrar evlenebilmektedir.

Hakkımda

Gaziantep’te aile hukuku alanında faaliyet gösteren ofisimiz, özellikle boşanma davaları konusunda uzmanlaşmıştır. Müvekkillerimizin hukuki sürecini en doğru strateji ile yöneterek, hak kaybı yaşanmadan sonuca ulaşmalarını hedefliyoruz.

Her dava kendine özgüdür. Bu nedenle her müvekkilimize özel analiz yaparak, en uygun hukuki yol haritasını oluşturuyoruz. Gizlilik, güven ve şeffaflık temel prensiplerimizdir.

Çalışma Alanlarımız

Anlaşmalı Boşanma Davaları
Tarafların uzlaşması halinde sürecin en hızlı ve sorunsuz şekilde tamamlanmasını sağlıyoruz.

Çekişmeli Boşanma Davaları
Mal paylaşımı, velayet, nafaka ve tazminat taleplerinde etkin hukuki temsil sunuyoruz.

Mal Paylaşımı Davaları
Evlilik süresince edinilen malların hukuka uygun şekilde paylaşımı sağlanır.

Velayet Davaları
Çocuğun üstün yararı gözetilerek velayet ve kişisel ilişki düzenlemeleri yapılır.

Nafaka Davaları
Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakası konularında hukuki destek.

Maddi ve Manevi Tazminat
Boşanma sürecinde uğranılan zararların tazmini için dava süreci yürütülür.

Boşanma Sürecinizi Güvenle Yönetin

Haklarınızı korumak ve süreci doğru yönetmek için profesyonel hukuki destek alın.

Neden Bizi Tercih Etmelisiniz?


✔ Aile hukuku alanında uzmanlaşmış deneyim
✔ Stratejik dava yönetimi
✔ Hızlı ve çözüm odaklı yaklaşım
✔ Müvekkil gizliliğine tam bağlılık
✔ Şeffaf ve açık iletişim

Çalışma Sürecimiz

1. Ön Görüşme
Davanız detaylı şekilde analiz edilir.

2. Hukuki Strateji Belirleme
En uygun dava planı oluşturulur.

3. Dava Takibi
Tüm süreç titizlikle yürütülür.

4. Sonuç ve Hak Koruma
Hak kaybı yaşanmadan sürecin tamamlanması sağlanır.

🔹 Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer?

Tarafların uzlaşması halinde genellikle tek celsede sonuçlanır.

🔹 Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer?

Dosyanın içeriğine göre değişmekle birlikte ortalama 1–2 yıl sürebilir.

🔹 Nafaka nasıl belirlenir?

Tarafların ekonomik durumu ve yaşam standartları dikkate alınır.

🔹 Velayet hangi tarafa verilir?

Çocuğun üstün yararı esas alınarak mahkeme karar verir.

Müvekkillerimiz Ne Diyor?

“Zor bir süreci profesyonel şekilde yönetti. Haklarımı eksiksiz aldım.”

“Çekişmeli davam beklediğimden daha kısa sürede sonuçlandı.”

“Süreç boyunca sürekli bilgilendirildim ve güvende hissettim.”